split (split, split) - Turc Anglais Dictionnaire

split (split, split)

Sens de "split (split, split)" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
split v. yarmak
split v. bölmek
split adj. ayrık
split v. ayrılmak
General
split n. yarılma
split in opinion n. görüş ayrılığı
split n. boşanma
split n. ayrılma
split n. kırılma
split n. çatlama
split n. yarım parça
split n. kıymık
split peas n. kırık bezelye
split n. ispiyoncu
split n. kopma
split n. ayrılık
split n. yarım şişe içecek
split second n. lahza
split n. muhbir
split n. sökük yer
split n. yarık
split wood n. rendelenmemiş kereste
split cereal n. göce
split up n. ayrılma
split ticketing n. bölünmüş biletleme
split ticketing n. aktarmasız biletin fiyatını kırmak için çok sektörlü bir yolculuk için ayrı biletlerin basılması
split n. hafiye
split pin n. emniyet mandalı
split second n. an
split self in literature n. edebiyatta bölünmüş kişilik
split aubergines with tomatoes and onions n. imambayıldı
split n. parçalanma
split n. sökük (dikiş yeri üzerindeki)
split n. kırık
split aubergines with meat filling n. karnıyarık
split pea n. kurutulup kendiliğinden ikiye ayrılmış bezelye tanesi
split level n. iki seviyede olan oda
split n. bozuşma
split n. çatlak
split airconditioner n. split klima
split-level house n. odaları değişik seviyelerde olan ev
split-up n. ayrılma
split-up n. yarılma
split-up n. paylaştırma
split train station n. split tren istasyonu
split-brain n. ayrık beyin
split second n. çok kısa bir süre
split second n. salise
banana split n. muzlu tatlı
split pins n. maşa raptiye
split pin n. maşa raptiye
hair with split ends n. uçları kırılmış saç
banana split n. bütün bir muzun üzerine birkaç top dondurma, aromalı şurup, meyve ve fındık kremşanti ile servis edilen tatlı
split-rail fence n. (boylamasına aralıklı) tahta çit
split-rail fence n. (uzunlamasına aralıklı) tahta çit
split n. (ilişki) ayrılık
split n. ayrım
split n. paylaşım
split n. anlaşmazlık
split [uk] n. muhbir
split times n. kazanan sporcuyu belirleyen süre
split-off n. ayrılma
split n. (her bir yüzünde farklı etiket bulunan) yedi inçlik plak
split end n. kırık saç ucu
split pair n. bükülü tel çiftinin farklı bir tel çifti ile birleşimi sonucu gelişen kablo bağlama hatası
split shot n. yarı kafeinli yarı kafeinsiz espresso shot
split n. (hayvanlarda) kulak küpesi
split-off n. bölünme
split n. (bovlingde) iki kukanın arasının boş kalması
split times n. yarış kazanma süresi
split [uk] n. ajan
split [uk] n. ispiyoncu
split n. cilt kesisi
split-off n. kopma
split-off n. dağılma
split [uk] n. sivil polis
split n. cilt çatlağı
split n. sepet yapımında kullanılan hasır şerit
split-off n. ayrılan şey
split [uk] n. küçük ekmek
split n. dağılma
split-off n. bölünen şey
split-off n. kopan şey
split n. muhalif grup
split-off n. kopan şey
split n. muhalif grup
split n. karşıt görüşlü grup
split n. ayrım
split-off n. dağılan şey
split n. sınıflandırma
split n. gruplandırma
split v. bölüştürmek
split v. üleşmek
split v. katıla katıla gülmek
split v. paylaştırmak
split v. ince eleyip sık dokumak
split v. parçalamak
split off v. yarılmak
split v. kılı kırk yarmak
split v. bölüşmek
split v. mahvetmek
split off v. ayrılmak
split up v. taksim etmek
split into v. ayırmak (gruplara vb)
be split v. yarılmak
split v. yarılmak
split v. çatlamak
split one's sides v. katıla katıla gülmek
split v. gülmekten yarılmak
split v. paylaşmak
split (the payment/debt) into installments v. taksite bağlamak
split v. kopmak
split v. yarmak
split v. parçalanmak
split v. bölünmek
split v. titizlenmek
split one's sides with laughter v. gülmekten yarılmak
split season v. farklı mevsimlerde yola çıkıp gelmek
split hairs v. ince eleyip sık dokumak
split into v. ayırmak
split up v. ayrılmak
split hairs v. küçük değişiklikler yapmak
split (the payment/debt) into installments v. taksitlere bölmek
split up v. bölünmek
split v. çatlatmak
split v. defolup gitmek
split v. kırılmak
split v. kırmak
split v. yıkmak
split hairs v. kılı kırk yarmak
split (the payment/debt) into installments v. taksitlendirmek
split one's sides v. gülmekten kırılmak
split v. bozuşmak
split v. çekip gitmek
split up v. ayrılmak (gruplara vb)
split v. ayırmak
split with (someone) v. yollarını ayırmak
split the country v. ülkeyi bölmek
split the work half and half v. yapılacak işi yarı yarıya bölmek
split into categories v. kategorilere ayırmak
split v. -e ayrılmak
split the difference v. (yarı yarıya) kırışmak
be split into two parts v. ikiye bölünmek
split the difference v. kalanı bölüşmek
split the difference v. kalanı dağıtmak
split one's lip v. dudağı patlamak
split one's lip open v. dudağı patlamak
split the profit v. karı paylaşmak
split the votes v. oyları bölmek
do the split v. bacakları 180 derece açmak

Sens de "split (split, split)" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 8 résultat(s)

Turc Anglais
General
split klima split airconditioner n.
split tren istasyonu split train station n.
Irregular Verb
split - split split v.
Technical
split tip kondenser split condenser n.
kanalsız split klima ductless split air conditioner n.
kanalsız split iklimlendirici ductless split air conditioner n.
Construction
split akış split-flow n.
Sport
(bovling) split durumu yokken tüm labutları devirememe blow n.